<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504</id><updated>2012-02-16T16:41:39.191-08:00</updated><category term='Teknoloji'/><category term='Uzay ve UFO&apos;lar'/><category term='Şifalı Bitkiler'/><category term='YemekHane'/><category term='Elektrik - Elektronik'/><category term='Ne Nedir?'/><title type='text'>SORU İŞARETİ ?</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://soruisareti.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>16</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-4350738753309239617</id><published>2010-11-10T10:24:00.000-08:00</published><updated>2010-11-10T10:24:39.515-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ne Nedir?'/><title type='text'>En iyi Su Markası Nedir?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Şuan Tam bir bilgim yok ama sizlere yardımcı olmak istedim.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Şuan bi forumdan alınan oylara göre size sunacağım.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;1.&lt;/span&gt;Erikli&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 2.&lt;/span&gt;Nestle&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 3.&lt;/span&gt;Turkuaz&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-4350738753309239617?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4350738753309239617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4350738753309239617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/11/en-iyi-su-markas-nedir.html' title='En iyi Su Markası Nedir?'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-4178041237098832483</id><published>2010-10-25T10:16:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T10:16:25.263-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ne Nedir?'/><title type='text'>Kızlar Nasıl Tavlanır?</title><content type='html'>&lt;div id="uds-searchControl"&gt;&lt;a href="" name="uds-search-results"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div id="uds-searchResults"&gt;&lt;div class="gsc-control gsc-narrow"&gt;&lt;div class="gsc-tabsAreaInvisible"&gt;&lt;div class=" gsc-tabHeader gsc-tabhActive"&gt;&lt;a href="" name="5066066843756860409"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.soruisareti.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;KIZ TAVLAMA SANATI&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="widget Blog" id="Blog1"&gt;&lt;div class="blog-posts hfeed"&gt;&lt;div class="date-outer"&gt;&lt;div class="date-posts"&gt;&lt;div class="post-outer"&gt;&lt;div class="post hentry"&gt;&lt;div class="post-header-line-1"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yaz ayları geldi, sınav stresi ÖSS, okul vs. hepsi bitti, artık rahatlama dönemi. Bu sıkıntılı evre bitti bitmesine ama genç kardeşlerimiz için belki daha da yorucu olan bir evre başladı: Sevgili bulma. Halihazırda olanlar es geçebilir bu yazıyı, lafım olmayanlara. Erkekblogları olarak bir amme hizmeti daha veriyor ve genç erkek kardeşlerimize kız tavlamanın inceliklerini öğretiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konu tek bir yazıya sığacak bir şey değil, talebe bağlı olarak devamını yazarım; öncelik kişisel hazırlıklar olsun diyorum ve başlıyorum... Dönüşüme hazır ol genç; aklımdayken gidip Kafka'nın dönüşüm kitabını da al bir ara hala okumadıysan. Sebebini söyleyeceğim ben sonra, git al sen. Zaten üç kuruş birşey, msn'den başını kaldır da bir ara ileti dışında birşeyler de oku.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hediyeyi gösteren paketidir!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;İlk olarak gençler kendimize bir çeki düzen vermeliyiz&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;kılık kıyafet vs. yerinde olmalı&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Casanova filmini izlemişsinizdir, ne der orada büyük çapkın: "Beğenilmeki istiyorsan kelebek gibi olmalısın, tırtıl değil. İlk izlenim önemlidir her zaman, o yüzden kızla ilk temastan önce özellikle üste başa dikkat diyorum, akılda kalacak çünkü. Mümkünse o totonuzda&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;n düşecek pantalonlar ile salaş tişörtünüzü kaldırın bir yere, bir süre giymeyin. Alttan görünen damalı boxer ya da çakma kalvin kleynler seksi değil, uyarayım. Ben sordum oradan biliyorum. Şöyle eli ayağı düzgün bir pantalonla derli toplu bir tişört ya da gömlek iyidir, yaz ayları fazla kasmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ayakkabıya çok dikkat edin. Bilmeyeniniz yoktur kadınlar ayakkabıya doymaz; bu kadar ayakkabı tüketen bir cinsin ayaklarınıza bakmayacağını düşünmek saflık olur. Git yeni ayakkabı al demiyorum illa, sil yıka boya, temizle yani birşeyler yap. Muhtemelen çoğunuz converselerinizden vazgeçemiyorsunuz, makineye attırın annenize, eli yüzü açılsın. "Benim köyüm toz toprak, geziyorum anırarak" dercesine toz pis içinde ayakkabılarla yanaşma hatuna, sınıfta kalırsın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Aksesuarlara dikkat!&lt;br /&gt;Şimdi bir kadınla bir erkeğin benzer şeyler giydiğini hayal et: Basit bir jean ve tişört. Bak kadın nasıl şıkır şıkır görünüyor ama erkek öyle mi? Maymun gibi kalıyor onun yanında, niye? Aksesuarlar yüzünden. Kadının küpesi kolyesi, nal gibi kemer tokası, şıpıdık şıpıdık babetleri var da ondan. Üstüne bir de hafif makyaj, ohh mis! Ya biz n'apalım, di mi?&lt;br /&gt;Kadın için takı neyse, erkek için aksesuar odur. Aksesuar deyince de tespih anlama hemen, namaza değil kız tavlamaya gidiyoruz. Erkeksin madem, ince zevklerin olacak. Mesela güneş gözlüğü, kemer ayakkabı uyumu, takıyorsan seçtiğin yüzük, kimi zaman hoş bir kolye, sigara kullanıyorsan ki kullanma daha iyi ama kullanıyorsan da klas bir çakmak, özel bir kalem vs... Liste uzar gider, kendine uygun olanları seçeceksin. Şeytan ayrıntılarda gizlidir. Kadınlar dikkat eder böyle şeylere unutma. Parfüm mesela, hele ki yaz da geldi, çok önemli. Gidip ilk iş kendine hafif kokulu tenine uygun birşeyler al. Traş sonrası losyonları bir boka yaramaz söyleyim. Arko reklamına kanma, o reklamı bir erkek çekmiş, gittim konuştum kendisiyle, bir daha böyle şeyler yapmayacak. Traş sonrası için özel ürünler var, param yok diyorsan niveanın ucuz yollu balzamlarından falan al. Ancak mutlaka ayrıca parfüm al, bazen kokun tipinden daha akılda kalıcı olur, tecrübeyle sabittir.&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Hele ki teninle uyumlu parfümü bulduysan ilk golü attın say, etkili olacaktır mutlaka.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Saç sakal ve dişler, bunlar da çok önemlidir. Kişisel hijyen yüzünden mahkemelik olan erkekler var. Bunlar ayrıca önemlidir aman dikkat. Bembeyaz dişleri gösteren hoş bir gülümseme sahibiysen sempati toplarsın mutlaka. Saçları da bırak dağınık kalsın, zaten kıl yumağıyım sakalları kesmem ben deme, git berbere adam gibi traşını ol. Hiç değilse mutlaka ayda bir git berbere. Sakal bırakıyorsan şeklini muhafaza et, evde 3-5 günde bir düzelt. Babylis falan birsürü ucuz marka var, al 5-10 yıl kullanırsın, çok işe yarıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Daha yazarım aslında ama çok uzadı yazı, zaten bu yazdıklarım da ilk temas öncesi neredeyse yeterli sayılır. Bir dahaki yazıda ilk temas olacak inşallah. Şimdi sen herşeyi anladım ama Kafka ne ayak diyorsan, yazık sana ama söyleyim yine de: Hediyeyi gösteren paketidir ama içinden çıkan daha önemlidir. Görünüşü 10 numara ama kafa tıngır tıngır, ne yapacaksın kızla, ne konuşacaksın? Biraz genel kültür, sinema, kitap vs. bilgin olsun ki iki çift lafın belini kırasın ama, di mi? Hangi kız kafası bomboş adamı ister ki?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-4178041237098832483?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4178041237098832483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4178041237098832483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/kzlar-nasl-tavlanr.html' title='Kızlar Nasıl Tavlanır?'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-2752078661865572409</id><published>2010-10-25T10:08:00.003-07:00</published><updated>2010-10-25T10:08:35.201-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ne Nedir?'/><title type='text'>ALLAH VARMIR? NE YAPMIŞTIR?</title><content type='html'>&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Peygamberler ve kitapları benim için önemsiz; &lt;br /&gt;gerçi Kuran’daki matriksler, smetriler, matematiksel anlam yüklenebilecek ifadeler insan yazması olmadığını destekliyor gibi ama benim için Allah’ın varlığı yeterli.&lt;br /&gt;“Canım onu da o zamanın matematikçileri filan yapmıştır” denilebilir. &lt;br /&gt;Mesela, Kamer (Ay) suresinde dünya ve ay kelimeleri arasında 114 tane kelime var, o zamanki matematikçiler uzayda Ay ve Dünya’nın arasına tam 114 tane Ay sığdığını hesaplamışlar mıdır? Üstelik bu bir tesadüfse neden Kamer suresinde? Tabi bildiğim kadarıyla bunun gibi onlarca şaşırtıcı ayrıntı keşfedildi Kuran’da. &lt;br /&gt;Uzaylılar bizi yarattılarsa iyi birer bilgisayar programcıları mı?&lt;br /&gt;İki seçenek var:&lt;br /&gt;1. Tanrı yoktur&lt;br /&gt;2. Tanrı vardır&lt;br /&gt;Birinciyi bilimsel olarak ispatlayabiliyoruz, &lt;br /&gt;ama ikinciyi, yani yokluğunu ispatlayamıyoruz. &lt;br /&gt;İkisinin de yükü %50.&lt;br /&gt;Pozitif mi negatif mi sen seçersin, &lt;br /&gt;ben varlığını ve sonsuzluğu seçiyorum,&lt;br /&gt;hiçliği ve karamsarlığı değil.&lt;br /&gt;“Uzaylılar varsa onların tanrısı kim” sorusu da beklemede.&lt;br /&gt;Bizim başlangıcımıza uzaydan bir şeyler start verdiyse&lt;br /&gt;onların başlangıcına kim start verdi?&lt;br /&gt;Bu böööyle zincir olur uzar.&lt;br /&gt;Zincirin en sonunda en güçlü olan vardır, değil mi? Biz ona tanrı diyoruz.&lt;br /&gt;Uzaylıları hiç araya sokmadan ben direkt insanla Allah ilişkisi var diyorum.&lt;br /&gt;İşte; insanın aklı çözmeye yetmiyor. Nasıl karıncanın bir matematik problemini çözmesi imkansızsa bu da böyle bir şey. Donanımımız eksik, bir duyu organı sonradan eklenecek, belki de bunu bedenimizin kapasitesi engelliyor. Kafesten çıkınca o yolla tanrıyı da hissedeceğiz bir şekilde ama nedir o sırrr? Gözü olmayan mikroorganizmaların nasıl görme duyusundan haberi yoksa bizim de yok o imkanımız. &lt;br /&gt;Kafese (vücudumuza) girmeden önce beş duyunun nasıl bir şey olduğu hakkında zerre kadar fikrimiz var mıydı?&lt;br /&gt;Çıktıktan (öldükten) sonrası için de imkansızı düşünmüyorum.&lt;br /&gt;Öldükten sonra algılamanın biçimi sırdır, doğmadan önce beş duyunun nasıl sır olduğu gibi.&lt;br /&gt;Gerçi tenin bize geri verileceği açıkça yazıyor, &lt;br /&gt;tekrar organik vücutlara bürünecekmişiz ama bu bir simge olabilir.&lt;br /&gt;Aa nasıl, tıraş makinemiz olcak mı, kıllar nolcak?&lt;br /&gt;Değil mi ama. Cehennem ateşi de çöldeki Arapları korkutmak için bir simge olabilir.&lt;br /&gt;Evet, soğuk da gayet işkence edebilir insana. &lt;br /&gt;Eskimolara peygamber gönderildiyse onlara da cehennem sıvı nitrojen gibi anlatılmış olabilir.&lt;br /&gt;Bunlar hiçbir zaman bilimsellik kazanamayacak, &lt;br /&gt;çünkü bu bir sınav.&lt;br /&gt;Ama öğretmenin öğrencilere resmen kopya vermesi gibi tanrı da insanlara sınavda kopyalar veriyor; mesela küçük mucizeler.&lt;br /&gt;Ne o küçük mucizeler?&lt;br /&gt;Belki Kuran’daki matematik mucizeler, belki fiziksel-kimyasal izahı yapılamayan ağaç gövdelerinde ya da yarılmış kayaların bünyesinde rastlanan “Allah” vb yazılar.&lt;br /&gt;Ama kesinlikle tsunami örneğindeki gibi adi örnekler değil!&lt;br /&gt;Ay bayılacam tefekkür mü ediyoruz!&lt;br /&gt;Evrim de artık bir fen yasasıdır ve Allah’ın sanatının adıdır, evrimi her zaman överim.&lt;br /&gt;Masaldaki peri gibi pıt diye yaratmamıştır Tanrı evreni. Bence&lt;br /&gt;uzuun eşsiz bir sanatsal zincir.&lt;br /&gt;Elbette Allah için yüz milyar yıl-yüz milyar salise farksız. &lt;br /&gt;Onun atomları olmadığı için zaman korkusu da (yetiştiremicem endişesi) yok, &lt;br /&gt;ÇAKTIN MI KOFTİYİ?&lt;br /&gt;Kuran’da bir ayet var: "insanlar sana ruhun ne olduğunu soruyorlar, ama onlara her sırrı da anlatacak değiliz!"&lt;br /&gt;Ama en güzelini benim adamım söylüyo, Fuzûlî:&lt;br /&gt;"Aşk imiş her ne varsa alemde, bilim bir kıyl-u kâl imiş (laf kırıntısıymış) Bu aşk tabiki Allah aşkı, konu kapanmamıştır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-2752078661865572409?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/2752078661865572409'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/2752078661865572409'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/allah-varmir-ne-yapmistir.html' title='ALLAH VARMIR? NE YAPMIŞTIR?'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-8035070542729382034</id><published>2010-10-25T10:03:00.001-07:00</published><updated>2010-10-25T10:04:59.240-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Elektrik - Elektronik'/><title type='text'>Basit Rüzgar Enerjisi Projesi</title><content type='html'>&lt;h3 class="post-title entry-title" style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.soruisareti.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;FREE ENERJİ İLE BASİT ve KULLANIŞLI BİR RÜZGAR JENERATÖRÜ&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;&lt;div class="post-header-line-1" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;b&gt;Free çalışma üzerine yine değişik bir çalışma yaptım.Bu kez bozuk bir printerden çıkarmış olduğum,step motoru Bedini devresi ile denedim.Ama öncelikle şunu söylemeliyim ki; step motorlarda sargılar yanyana ve altalta olduğundan elle müdahale de Fanlardaki gibi kendi halinde kesinlikle dönmüyor ama boboin sarımları nedeni ile en küçük bir çevirmede 50 volt DC ve 60 ile 70 miliamper bir çıkış alabiliyorsunuz.Bunun için motorun dönmesini sağlamak için dışardan bir güç verilmesi gerekiyor.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;img alt="" border="0" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src="http://farm4.static.flickr.com/3654/3343716113_71a8344414.jpg?v=0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;b&gt;Şöyleki;orta boyda bir yoğurt kabı ve biraz tahta ,biraz mukavva ile resimdeki düzeneği hazırladım.Milin üst kısmı bilyalıdır.Alt kısmı ise step motora bağlıdır.Bu şekilde yalın halinde iken iki adet beyaz ledi fevkelade yakabiliyor.Ama Bedini devresini uyguladığımızda ise sonuç mükemmel.Daha doğrusu bunu Alternatöre akım almak maksadı ile verilen tahrik sistemine benzetebiliriz.Sürücü kaynağı olarak 12 volt,1 Amperlik bir akü kullandım ama bu arada havanında güneşli olmasından yararlanarak devreyi 9 volt,150 miliamperlik bir güneş paneli ile de denedim.Gayet başarılıydı.Neden böyle bir fan kullanmamın nedenine gelince; Genelde Hertaraftan esen ya da nerden geldiği belli olmayan rüzgarlarda bu tip fanlar daha randumanlı çalışıyor,Daha çok böyle sistemleri teknelerde görebilirsiniz.&lt;/b&gt;&lt;img alt="" border="0" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src="http://farm4.static.flickr.com/3319/3343716105_a2fa1acd1b.jpg?v=0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-8035070542729382034?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/8035070542729382034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/8035070542729382034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/basit-ruzgar-enerjisi-projesi.html' title='Basit Rüzgar Enerjisi Projesi'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-4902853561107011400</id><published>2010-10-25T09:58:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T09:58:08.949-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ne Nedir?'/><title type='text'>Felsefe Nedir?</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;Sözlerime, (Felsefe nedir ?) tanımının çok kolay bir şey olmadığının bilinci ve açık yürekliliği ile başlayacağım.Doğal olarak,çok zor olan bu tanımı neden ele aldığım sorusu akla gelebilir.Kanımca bu neden sorusu da felsefe yapmaya başlamanın&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ilk basamağı ve felsefenin temel ilkelerinden biridir. İleride felsefe nedir sorusuna aradığımız yetkili düşünürlerin tanımlamalarına geçmeden önce,Martin Heidegger'in "Nedir bu felsefe" sorusuna aradığı ve yine kendisinin verdiği yanıtı ele alalım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;"Bu soruyla çok geniş,yani açılımlı bir konuya değiniyoruz.Konu geniş olduğundan belirsiz kalıyor.Belirsiz kaldığı için de konuyu çok çeşitli bakış açılarından ele alabiliriz.Ancak bu geniş yayılımlı konunun ele alınışında mümkün olan bütün görüşler iç içe geçtiği için söyleşimizin çeşitli yönlere dağılması tehlikesi ile karşı karşıyayız."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Heidegger'in vurguladığı tehlike bizim bu söyleşimiz için de geçerlidir.Heidegger "Duyguların en güzelinin bile felsefede yeri yoktur.Duyuların ırasyonel olduğu söylenir.Buna karşın felsefe rasyonel bir şey olmakla kalmaz "ration" un gerçek yöneticisidir de" demekle önemli bir uyarıda bulunuyor. Bu&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;uyarı, felsefe nedir sorusuna hangi yolu izleyeceğimiz yönünden önemli olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Yine bir çağdaş felsefeci &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Heinz Heimsoeth'e göre "Felsefenin ne olduğu bir tanımla anlatılamaz.Çünkü felsefe bir yaşama,bir soru sorma biçimidir.Felsefenin ne olduğunu ancak onun temel soruları sorulur ve işlenirse anlaşılabilir."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bizler de bu temel uyarılar ışığında konuyu irdeleyeceğiz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bu nedenlerle "Felsefe nedir? " sorusuna yanıt aramadan önce toplulumumuzda, felsefe&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;denince akla ne geldiğine kısaca gözatmak yararlı olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Kimilerine göre karışık, kavranması zor ve tehlikeli bir kelime. Kimilerine göre fikirsel yorgunluk veren, bir nevi laf ebeliği, ukelalık ve kurnazca ifade edilen&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;kelime canbazlığı. Kimilerine göre de inkarcı, inançsız ve imansız bir düşüncenin ifadesi olarak görülür ya da gösterilir.Çok az bir kesim için de&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;bilgeliğe giden yolun anlamıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bilindiği gibi felsefe yani "Philosophia" sözcüğü Yunan'ca sevgi ve bilgelik anlamında iki sözcükten oluşmuştur.Bizde felsefe sözcüğü, Philosophia sözcüğünün Arapça'da aldığı biçimdir. Bu sözcüğü ilk olarak Pythagoras tarafından kullanıldığını Herakleides Ponktikos söylemekte ise de,yapılan araştırmalar bu sözün Herakleitos tarafından kullanıldığını kanıtlamaktadır. Pythagoras "Ben Philosofnos'um" dermiş. Ona göre ; "SOPHİA yani bilgelik, eksiksiz doğru ancak Tanrılara yakışır; insana ise ancak PHİLOSOPHİA yani bilgiyi sevmek, dolayısiyle ona ulaşmaya çalışmak yaraşır." Bu yorumla Pythagoras eksiksiz bilgiye ulaşmanın olanaksız olduğunu vurguluyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Batı düşüncesi ve felsefe tarihçilerine göre, bugün bildiğimiz anlamdaki felsefe, Yunan düşünürlerinin ürünüdür. Orta-Doğu ve Uzak-Doğu Düşüncelerinin temelinde dinsellik içiçedir.Bu nedenle gerçek felsefe, daha doğrusu bugün anladığımız felsefe, Antikçağ felsefesinin üzerine kurulmuştur. B.Russel "Dünyanın yapısını, yaşantının sorunlarını, miras kalmış herhangi bir softalık zincirleri ile bağlamaksızın düşünenler Grek'lerdir." demektedir.Bu ifade aynı zamanda felsefenin hedefini belirtmek ve tanımını yapmada yol gösterici olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Macit Gökberk'e göre de, "Felsefe doğruya varmak ister, bunun için uğraşır, eldekilerini bu amacı bakımından boyuna ayıklar, eleştiren bir süzgeçten geçirir." ve felsefe deyiminin bugünkü anlamını kesin olarak Platon ve Aristotales'te kazandığını belirtir. Devamla "Sonuç olarak Yunan felsefesi elindeki öyle pek geniş olmayan bilgi gereçlerini bilimsel olarak işlemek için gerekli kavram kalıplarını araştırıp bulmuş, pratik dini kaygılardan bağımsız olarak dünya üzerinde mümkün olan hemen hemen bütün görüşleri ortaya koyabilmiştir.Antik düşüncenin özelliği ile tarihin öğretici özelliği buradadır." Fakat Yunan felsefesinin kökenlerinin Orta-Doğu ve Uzak-Doğu olduğu düşüncesi yeni değildir. M.Ö. 2 y.y.'da yaşamış Numenıos adında bir yeni pythagoras'cı, "Platon Attika diliyle konuşan Musa'dan başka bir şey değildir" demektedir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefe tarihleri incelendiğinde Felsefe; İlkçağ, Antikçağ, Ortaçağ ve Yeniçağ olarak dört bölümde ele alınır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;İlkçağ Felsefesi :&lt;/b&gt; İnsanın, içinde yaşadığı dünya üstünde edindiği bütünsel bilgiyi dile getiriyor.Bu düşüncenin gelişmesi Yunanlı'larda bulunmasına rağmen ilk filizleri, Mezopotamya, Mısır, Çin ve Hint uygarlıklarında görülmektedir.İnsanlar ilk önce din kurumlarını meydana getirmişler, bunun ne demek olduğunu düşünmeye başlayınca felsefeye yönelmişlerdir.Felsefe tarihçileri ilk filozof olarak Thales'i gösterirler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;Antikçağ Felsefesi :&lt;/b&gt; Milet'li fizikçilerden sonra oluşu&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;açıklayan Herakleitos'la felsefesel çalışma evrenselleşiyor. Sokrates'e göre felsefe, "Neleri bilmediğini bilmektir". Platon'a göre,"Doğruyu bulma yolunda düşünsel çalışmadır". Felsefe Aristotales'e göre, "İlkeler ya da ilk nedenler bilimidir". Epikuros'a göre, "Yaşam bilimidir".&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;Ortaçağ Felsefesi : &lt;/b&gt;Augustinos'a göre, "Tanrıyı bilmektir". Tertulinus'a göre felsefe yapmak, "Dogmayı açıklamak ve onun doğruluğunu kanıtlamaktır". Anselmus'a göre, "İnanılanı anlamaya çalışmaktır". Aquino'lu Tomas'a göre, "Felsefe konusu Tanrı'dır". Yalnız Duns Scotus, felsefe ile din'i birbirinden ayırma eğilimdedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;Yeniçağ Felsefesi : &lt;/b&gt;Giordina Bruno'ya göre, "Felsefe doğayı bilmektir". Campenalla'ya göre, "eleştiridir". Francis Bacon'a göre, "Deney ve gözleme dayanan bilimsel veriler üzerine düşünmektir". Hobbes'e göre, "Doğru düşünmektir". August Comte'a göre, "Bütün bilimleri birleştiren bir bilim ve bilimler bilmidir".&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Görüldüğü gibi geniş zaman şeridi içinde felsefe Antikçağ döneminde daha rasyonel ve daha dogmalardan arınmış bir kimliktedir. Thales'le başlayan Aristotales'le biten Antikçağ felsefesi, Ortaçağla birlikte karanlıklara gömülmüştür. Ortaçağda Hıristiyanlığın kimlik kazanmak, inançlarına ve dogmalarına sağlam bir dayanak bulmak için Araplardan tanıdığı Yunan felsefesinin yardımıyla, Aristotales'i tanımış ve onu Hıristiyanlık inançlarına rehber yapmıştır.Bu arada Hıristiyanlık Aristotales felsefesini işine geldiği gibi yorumlamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Renaissance'la birlikte (Aydınlanma) Yeniçağ olarak adlandırdığımız dönemde felsefe, tekrar &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;Antikçağ felsefesinin önde gelen filozoflarının yorumu ve yeni yaklaşımları üzerine eğilerek yoluna devam etmiştir. Yeni-Pythagoras'cılık, Yeni-Platon'culuk gibi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Günümüzde felsefe daha rasyonel bir kimliktedir.Hemen hemen tarihin akışı içinde ona yüklenen bir çok olumsuz tanımlardan&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;sıyrılmıştır. Bu yargının kanıtı olarak, bir düşünür felsefeyi "Canlı varlıklar ve eşyanın ilkeleriyle, insanın evrendeki rolüyle ilgili görüşlerin ve inançların tümü. Bu meselelerin üzerindeki eleştirici bir düşünceye dayanan fikirler sisteminin ve hayatın tersliklerini sarsılmadan karşılamayı bilen kimsenin bilgeliği, felsefedir." şeklinde tanımlamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bu özlü tanımlara, soruna ışık tutacağı inancıyla bir kaç tane daha eklemek yararlı olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;"Felsefenin araştırma objeleri geniş bir alanı kapsar, bu nedenle bütün ömrünü felsefe araştırmalarına adayan bir kimse bile, felsefenin alanını bütünü ile kavrayabilecek bir durumdan çok uzak kalır."(Fel.Disp.S.8)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;"Herhangi bir insanın, hatta bir bilim adamının algılanan, kavranan , kanıtlanan şeylere genellikle yetindiği yerde, onlar hakkında düşünmek, soru sormak, yani onları problem haline getirmek felsefenin özel yazgısı ve görevidir."(F.Tem.Dis.S.8)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;"Felsefe yapan insan yeni yeni karşılaşılan alanlarda olduğu gibi, bilinen, yaşanılan, bize iletilen, devredilen şeyleri de inceler; onlar üzerinde düşünür, onların neden başka türlü değil de böyle olduklarını, nereden geldikleri hakkında soru sorar, onların izlerini araştırır."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;"Felsefe, yapan insan için kendiliğinden anlaşılır, apaçık hiçbir olgu yoktur, en&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;sonunda onun için herşey problem niteliği kazanır, yani filozof, var olan herşeyin anlamını bilmek ister, o bunu ya tek tek şeylerde, ya da bu şeylerin varlık bütününde, evrende, birbiriyle olan ilişkileriyle birlikte kavramaya çalışır."(S.9)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;"Önemli felsefe problemleri, ancak düşünenin uzun bir geleneği, bir şeyi adlandırma ile kavramanın daima yeni baştan denenmesiyle gelişir. Bu nedenle felsefeye girmek isteyen kimse fenomenlerle, hayat problemleriyle ilişki kurmalı."(S.9)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;"Felsefe, bize günlük hatta farkına varılmayan, bundan dolayı da adlandırılmayan ve özel bir kelime ile adlandırılmayan objelere, dikkat etmemizi öğretir."(S.15)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;"Genel olarak felsefe nedir, felsefenin ne olduğu yalın bir biçimde ve önceden söylenemez.Aynı şekilde sanatın ya da bilimin de ne olduğu söylenemez."(S.18)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;"Felsefe bilgeliğe,bilge olmaya,kişisel bilgeliğe varmak için sevgiye dayanan bir çabadır."(S.18)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Hasan Ali Yücel'in filozoflar ansiklopedisine yazdığı önsözde "İnsan zekası NİÇİN? diyebildiği gün felsefe başlamıştır" demektedir. Bu tanım felsefe ile nasıl içiçe olduğumuzun en güzel örneğidir. Bundan yararlanarak diyebiliriz ki, çoğumuz farkında olarak ya da olmayarak felsefe yaparız. Çünkü felsefe gerçekten niçin ve neden sorularıyla başlar.İlk olarak çevresini tanımaya başlayan çocuk, soyut ve somut şeylerin nedenlerini sorması ya da düşünmesiyle felsefe ile içiçedir. Bu nedenle her çocuk felsefe yapar dersek abartmamış oluruz. Hatta onlar bizden daha gerçekçidirler.Çünkü onlarda henüz dogmalar ve şartlanmalar oluşmamıştır. Bu neden ve niçinler bizi çocuklarımızın karşısında zaman zaman zor durumda bıraktığı da bir gerçektir. Hatta bizler de neden ve niçinleri fazla dile getirdiğimizde bunun pek hoşnutlukla karşılanmadığını zaman zaman görmekteyiz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Sonuç olarak bir avuç da olsa her ülkede aydın kesim, felsefenin insan düşüncesi ve yaşamı için ne kadar önemli olduğunun bilincindedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefe bireyseldir. Bu nedenle, kendimce felsefe doğadaki soyut ve somut herşeyin dışında kalarak onu incelemek ve o şeylerin anlamını tarafsız bir şekilde kavramaya, yorumlamaya çalışmaktır. Yine felsefe bütün bilimsel ve insansal olayların tez-antitez-sentez üçlüsü ile irdeleyerek insanlığın gerçeğe giden yollarını aydınlatır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefe soyut ve somut herşeyin olduğunun ötesinde bilimsellik, inanç ve denenmişin dışında, daha değişik açılardan ele alış biçimidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefe doğanın diyalektik olarak ele alış yöntemidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefe daha ötesini, ötenin de ötesini, geçmişi, geçmişin de ötesini önyargısız, sınrlamadan ve hiçbir dogmanın etkisinde kalmadan irdeler, irdelerken geleceğin düşüncesini yaratır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefe düşünce özgürlüğünün simgesidir.Özgür olduğu oranda yaşar ve kimliğini kazanır. Bu yüzden dogmalarla dolu öğreti ve inançların felsefesi olamaz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Hemen hemen her felsefe ilk nedeni, Mutlak'ı araştırır.Düşünebilen için evrendeki herşey varoluşun ve ilk nedenin bilinmesi için bir anahtardır. İşte bu nedenle atomdan galaksilere kadar bilindikçe bilinmezin tohumları çiçek açar. Fakat o çiçekler de tohuma, gizeme dönüşür. İlk nedenin ve varoluşun perdeleri aralandıkça sonsuz sayıda perdelerle karşılaşırız. Her çözdüğümüzü zannettiğimiz bir neden, yeni bir neden içeriri. Bu yüzden bizler nedenler nedenini çözmeye çalıştıkça bilgisizliğimizin derinliğini daha iyi anlıyor ve çözümün bizden ne kadar uzaklaştığını görüyoruz. Bu gerçeği bizden binlerce yıl önce Mısırlılar görmüştür. HERMES (M.Ö. 3000) "Nedenler nedeni daima&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;gizlidir.Çünkü sonsuzluk, pek kısa bir son olan zaman ve yine pek kısa bir son olan mekan içinde anlaşılamaz ve anlatılamaz. Çünkü yaşarken zaman ve mekanla sınırlıyız. Sınırsızlık sınırlılık içinde kavranamaz.İzis tapınağında bulunan İzis heykelinin yüzü örtülüdür.Heykelin altında şöyle bir yazı yer alır:'Yüzümdeki örtüyü hiçbir ölümlü kaldıramaz'."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Karamsar görünmesine rağmen yine de insanın doğası gereği neden ve niçinlere binlerce yıl kafa yormuş ve yoracaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bütün, felsefe nedir, tanımlarını basit ve tek bir cümle ile "Felsefe düşüncenin meraklı ve yaramaz çocuğudur" diyebilirmiyiz şeklinde düşünmekten kendimi alamıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefe, insanı sürü teki olmaktan kurtararak kendini ve evreni kavrama yollarını sağlayan düşünce biçimi ve çalışmasıdır. Bir yerde fikir işçiliğidir. Çoğu kez insan, yapısı gereği bu düşünce işçiliğinden kaçınır. Yaşamı yüzeysel, pratik ve varlığına zarar vermeyecek çözümlerle sürdürmeyi yeğler. Bilindiği gibi düşünmek ve fikir üretmek kazma, kürek ile çalışmaktan daha fazla enerji gerektirir. İşte bu nedenle insanlar felsefeye pek rağbet etmezler. Pratik zekalar "Bu dünyayı değiştirmek bana mı kaldı" diyerek ya da "İnsanların inançlarını bozup huzursuz etmenin bir anlamı yok" deyip işin içinden sıyrılmaya çalışırlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefenin tanımları ve yapısı hakkında ileri sürülen düşünceler ışığında, felsefenin herhangi bir şey olmayan fakat herşeyi inceleyen, eleştiren ve&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;bir takım sentezlere varma olduğu görülebilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Felsefenin temel ilkeleri ile Masonluğun temel ilkelerini ele aldığımızda, onları içiçe görmek mümkündür. Bu birlikteliği görebilmek için&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;bilgi ve sevgi yeterlidir. Felsefe ve Masonluk doğaya bakışta rasyonel, emprist ve septik yöntemler uygular. Bu yöntemler dogmadan, saplantılardan ve kaostan uzak tutar Masonluğu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Masonluk, insanlığa felsefi yöntemle bakıştır dersek yanılmamış oluruz. Çünkü Masonluk insanı incelerken olduğu kadar, gerçeği ve MUTLAK'ı incelerken de felsefi yöntemlere başvurur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Antikçağ tanımıyla felsefe bilgiyi sevmektir. Masonluk da kendini bilmeyi ve sevginin önemini öğretmeyi ilke edinirken pek farklı bir yolda değildir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt;"&gt;&lt;span style="mso-tab-count: 1;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Sonuç olarak, Masonlukta bilgilerimiz derinleştikçe felsefe ile ilişkilerimizin daha iyi anlaşılacağı inancındayım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-4902853561107011400?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4902853561107011400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4902853561107011400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/felsefe-nedir.html' title='Felsefe Nedir?'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-4774961028511697584</id><published>2010-10-25T09:49:00.001-07:00</published><updated>2010-10-25T09:49:56.398-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uzay ve UFO&apos;lar'/><title type='text'>Türkiye UFO Olayı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="field-items" style="text-align: center;"&gt;&lt;div class="field-item odd"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="imagefield imagefield-field_haberresmi" height="226" src="http://ufoloji.net/sites/default/files/user_uploads/1/40675_141039769262080_140902715942452_238225_7025477_n.jpg?1287337585" width="250" /&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="photo_img" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İZMİR’DE &lt;/span&gt;&lt;a class="alinks-linkX" href="http://ufoloji.net/forum" jquery1288025294112="95" title="UFO&amp;amp;#039;lar Hakkında"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;UFO&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt; HEYECANI 29 Temmuz 1999&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İzmir halkı , bir aydır gökyüzünde görülen garip ışıklı cisimleri konuşuyor. Önce Çeşme ve Karaburun’dan gelen “ Uçan Daire “ İhbarlarına, Kordonyolu ile ilgili bir haber hazırlarken tesadüfen bir &lt;/span&gt;&lt;a class="alinks-linkX" href="http://ufoloji.net/forum" jquery1288025294112="96" title="UFO&amp;amp;#039;lar Hakkında"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;UFO&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt; fotoğrafı çeken Sabah Gazetesi muhabiri Mustafa Hepikiz’in çektiği görüntülerin de eklenmesi herkesi heyecanlandırdı. Hepikiz , 29 Temmuz 1999 saat 17.00’da İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda çektiği fotoğrafların banyosunu yaparken resimlerden birinde daha önce hiç görmediği bir cisimle karşılaştı. Hepikiz , fotoğrafları çekerken cismin orada olduğunu fark etmediğini söylüyor. Resimde , çok net bir biçimde üzerinde kubbe biçiminde bir bölüm olan metalik renkli , disk şeklinde bir cisim , uçarken görülüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;25 Temmuz- 05 Eylül 1999 DEPREM öncesi ve sonrası yoğun UFO GÖZLEMLERİ&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Temmuz 99 sonu itibariyle 17 Ağustos Depremi öncesi ve daha sonrada Deprem sonrası, Araştırma Merkezimize, İzmit, Adapazarı, Marmara, Avcılar ve İstanbul'un muhtelif yerlerinden sürekli UFO ihbarları gelmekte ve bu gözlemler zaman zaman amatör video kameraları tarafından filme alınmaktaydı. Merkezimiz tarafından incelenen ve analizleri yapılan bu görüntülerin bazıları kesinlikle UFO sınıflandırmasına girmekteydi ve bizlerde gündüz ve gece çekilmiş bu görüntülerin bazılarını yazılı ve görsel medya yoluyla halkın bilgisine sunduk.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Kimi muhafazakar çevreler hemen gözlemlenen bu ışıklı cisimlerin Deprem Işığı olduğu yönünde halkı yanlış bilgilendirmeye çalıştılar. Oysa ki analizlerden varılan sonuca göre, bu cisimler ateş topu, deprem ışığı gibi iyonize olmuş elektrik yüklü birtakım partiküllerin yarattığı bir plazma oluşumu kesinlikle değildir. Çünkü eğer böyle olsaydı, söz konusu cisimlerin havada kimi zaman birkaç saat boyunca kalıp, manevralar yaparak hareket etmesi mümkün olmazdı; dünyanın manyetik alanına hızla çekilip kaybolurlardı. Deprem uzmanlarının da çok iyi bildiği gibi literatürde böyle bir olay yoktur. Bu cisimler bazen iki, hatta üç tane olarak ortaya çıkmış, saatler boyunca yüzlerce sivil ve resmi tanık tarafından gözlemlenmiştir. Kimi zamanda bu cisimler gündüz gözlemlenmiş, hatta bir defasında gündüz gözlenlenen bir UFO videoya çekilmiş ve bu görüntü görsel medyada yer almıştır. Görüntüde, cismin maddesel formu ve yapısı çok net görülmekte, olağanüstü manevraları tespit edilmiştir..Oysa deprem ışığı gündüz görülmez ve maddesel bir formu olmaz...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;23 EKİM 2000 – İZMİR , KARŞIYAKA&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;23 Ekim 2000 tarihinde İzmir , Karşıyaka’dan iki amatör dağcı , bütün gazetelerde yayınlanan ve ülke çapında ilgi uyandıran inanılmaz bir olay yaşadılar. Dağcılar , Cem Arat (22) ve Mehmet Şafak (19) , Yamanlar dağındaki Karagöl yakınlarında yürüyüş yaparlarken uçan , garip bir cisim gördüler. “ Gördüğümüz şey inanılmazdı. UFO , kendini bilerek bize gösteriyor , daha sonra kayboluyordu.” Sonraki günlerde UFO ile karşılaştıkları bölgeye gitmeye devam ettiler ve tekrar tekrar aynı görüntüyle karşılaştılar. Bir seferinde gençler , UFO’nun birkaç fotoğrafını çekmeyi başardılar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="photo_img" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="img" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs302.snc4/40415_141039885928735_140902715942452_238227_446840_n.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Gördüklerine kimsenin inanmayacağından emin olan Arat ve Şafak , konu hakkında kimseyle konuşmayarak sırlarını sakladılar. Uzun sessizlik dönemlerinden sonra fotoğrafları Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Fotoğraf Editörlerinden Dr.Ahmet İmancer’e göstererek resimleri laboratuar da incelemesini istediler. Negatifleri inceleyen İmancer , fotoğrafların orijinal olduklarını ve yaklaşık 500 metre mesafeden çekildiklerini açıklayarak dağcıların hikayesini doğruladı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="photo_img" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="img" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs109.ash2/38788_141040029262054_140902715942452_238229_3362248_n.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Daha sonra Kodak'a ait "ON Fotograf Stdyolarında" da incelemeye alınan negatifler, görüntülerin gerçek ve montaj olmadığını birkez daha kanıtlıyordu (altta)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="photo_img" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="img" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs287.snc4/40693_141040152595375_140902715942452_238231_800065_n.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="photo_img" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="img" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs023.snc4/33501_141040215928702_140902715942452_238233_5847858_n.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="photo_img" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="img" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs003.snc4/33518_141040255928698_140902715942452_238235_1437968_n.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Uşak ilinin Eşme ilçesinde Haziran ayı başında yaşanan ve Narlı Köyü’nde ikamet eden 3 köylü tarafından tarlalarında dünyadışı bir varlık gördüklerine dair yapılan ihbar üzerine Merkezimiz yetkilileri olay yerine gitmiş ve gereken incelemeleri yapmıştır. Görgü tanıklarının verdiği ifadeye göre; varlık ilk görüldüğünde yerden 40-50 cm. kadar yükseklikte hiç ses çıkarmadan havada asılı durmakta ve toprakla temas etmemekteydi. Araştırma ekibimizin bölgede yaptığı incelemelerde, görülen cismin yerle temas etmediği için toprak üzerinde hiçbir yanık izi, is veya benzeri bir ize neden olmadığı görülmüş, ancak her türlü olasılık dikkate alınarak analizi yapılmak üzere toprak örnekleri alınmıştır. Örnekler 3 ayrı ülkede analizden geçmiş ve sonuçlar toprağın atomik ve moleküler yapısında herhangi bir anormal bulguya ve ayrıca hiçbir radyoaktif ve manyetik kalıntıya rastlanılmadığını göstermiştir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Görülen cismin yerle teması olmadığı için bu sonuçlar Merkezimizce beklenen sonuçlardır ve konunun gerçekliğiyle ilgili hiçbir şüphe yaratmamaktadır. Tarafımızca ifadesi alınan görgü tanıklarının anlattıkları Merkezimiz yetkililerini tatmin etmiş, 3 kişinin aynı anda aynı hallüsinasyonu görmesi gibi bir durumun imkansız olduğu gerçeği de bu görüşümüzü desteklemiştir. Merkezimiz ayrıca görgü tanıklarını Yalan Makinesi testinden geçirmeyi istemiş, görgü tanıkları da bu teklifi hiç tereddüt etmeden kabul etmiş, ancak İçişleri Bakanlığı’na tarafımızca yapılan yalan makinesi tahsisi başvurusu maalesef geri çevrilmiştir. Oysa “Yalan Makinesi Testi” bu olayın gerçekliğini ortaya çıkaracak en önemli ve en güvenilir yöntemdi.&lt;br /&gt;Ayrıca Eşme’deki bu olaydan hemen sonra , benzer bir gözlem Foça'da gündüz vakti, öğlen sularında Enka Elektrik Santralinde çalışan iki güvenlik görevlisi tarafından da çok net bir biçimde görülmüş ve tespit edilmiştir..(altta)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bu olaydan da hemen sonra, Adıyaman, Gaziantep, Sivas, İzmir, Foça, Kayseri gibi illerimizde yaşanan uçan daire gözlemleri sadece sivil halk tarafından değil, askeri yetkililerimiz, polislerimiz ve son olarak ta Hava Kuvvetleri pilotlarımız tarafından da yapılmıştır ve bu gözlemlerin raporları resmi kayıtlara geçmiştir. Bu olaylar ve raporlar Eşme’de yaşananların gerçek olduğunu ve dünyadışı varlıkların gezegenimizi ziyaret ettikleri gerçeğini resmi olarak da desteklemektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Uşak’ın Eşme ilçesine bağlı Narlı köyünde 3 çiftçi tarafından gözlemlenen ve bir haftadır Türkiye’nin gündeminde yer alan uzaylı görüldüğü iddiası &lt;/span&gt;&lt;a class="alinks-linkX" href="http://ufoloji.net/etiket/215/sirius-ufo" jquery1288025294112="97" title="Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Sirius UFO&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt; Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi’mizce detaylı bir şekilde bizzat yerinde araştırma ve incelemeye alınmıştır. Bazı kişilerin olay yerinde hiçbir bilimsel araştırma yapmadan, hiçbir fiziki kanıtı yerinde inceleme gereği duymadan ve görgü tanıklarıyla görüşmeden görülen cismin bir balon olduğunu iddia etmeleri tamamıyla önyargılı bir yaklaşımdır. Halbuki olay incelendiğinde bunun bir balon olamayacağı çok açıktır ve bunu iddia etmek bilimsellikten uzak komik bir iddiadır, çünkü:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yetişkin, aklı başında ve il sağlık müdürlüğü tarafından da belirtildiği gibi hiçbir patalojik rahatsızlığı olmayan bu 3 kişinin aynı anda 1,5-2 metre mesafeden bir balonu uzaylıya benzetmesi imkansızdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yine, balon rüzgar yönünde uçar, halbuki görgü tanıklarının ifadelerine göre bu varlık önce 1,5 metre kadar havaya dikey olarak yükselmiş, daha sonra ters yönde ve yatay olarak hareket ederek görgü tanıklarının 2 metre kadar yakınına gelip yerçekimine ters gelecek bir şekilde manyetik bir etki yaratarak bir süre havada asılı kalmıştır. Bir balonun böyle hareket edemeyeceği son derece açık bir fizik kuralıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Görgü tanıkları 2 metre yakınlarına gelen bu cismin oval biçimli iki gözü olduğunu ve başının üzerinden ve ayaklarının etrafından kırmızı bir ışın yaydığını çok net bir şekilde gördüklerini ifade etmişlerdir. Yine, aynı varlığın karın bölgesinden sarı bir ışın yayıldığını ve bunun varlığın üzerindeki metalik gümüş rengindeki giysiye turuncu renkte bir yansıma yaptığını açıkça belirtmişlerdir. Oysa bir balonun aynı anda tepesinden ve altından kırmızı, önünden de sarı ışıklar saçması imkansızdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Görüldüğü gibi varlıkla ilgili tasvirler oldukça ayrıntılı bir biçimde yapılmış, üç görgü tanığı da aynı tasviri ve ifadeleri kullanmıştır. Görgü tanıkları, varlığın genel yapısı ile ilgili verdikleri tanımları varlığı gözlemledikleri süre boyunca, varlık yerdeyken de, havadayken de, kendilerine yaklaşırken de aynı biçimde gözlemlemişler, hareketinden kaynaklanan bir değişime rastlamamışlardır. Eğer bu bir balon olsaydı, balonun tanıklara yansıyan görüntüsü yaptığı hareketlere ve arkasındaki güneşin konumuna göre değişirdi. Kaldıki Güneş cismin arkasında değil, tam tersi konumda bulunmaktadır...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Eşme olayına yabancı basında geniş yer ayırdı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ayrıca 1 Haziran günü üç çiftçi tarafından sabah 7 sularında yaşanan bu olaydan bir gece önce olay mahallinden arabasıyla geçmekte olan benzin istasyonu sahibi Şükrü Eroğlu da yine aynı tarla içinde kırmızı ve sarı lazer ışınları gibi ışınlar yayan bir cisim görmüştür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;5 HAZİRAN 2001– SİVAS&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Eşme ve Uşakta meydana gelen &lt;/span&gt;&lt;a class="alinks-linkX" href="http://ufoloji.net/ufoloji-forum/ufoloji-ve-dunya-disi-yasam/ufo-gozlemleri" jquery1288025294112="98" title="UFO Gözlemleri"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;UFO gözlemleri&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt; ve uzaylı karşılaşmaları iddialarından sonra , UFO’ların sonraki durağı Sivas oldu. Hakan Selek adındaki bir muhasebeci , üç adet UFO gördüğünü ve bunları kamerasıyla kaydettiğini bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;5 Haziran , saat 22.00’de Selek , büyük bir gürültü duydu. “ İlk önce sesin bir uçaktan geldiğini sanarak bakmak için pencereye koştum. Fakat görünürde uçak yoktu. O esnada komşumuzun kızı “ Anne !! UFO !! “ diye bağırmaya başladı. Ayrıca eşim de pencerenin kenarındaydı. Beni çağırarak Atatürk Spor Merkezi üzerinde uçan üç ayrı ışık gördüğünü söyledi. Kameramı alarak balkona koştum ve onları görüntülemeye başladım. Kayıt sırasında hiçbir ses çıkarmamaları çok şaşırtıcıydı. Sanki bizi izliyor gibiydiler. “&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="photo_img" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="img" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs238.snc4/39263_141040469262010_140902715942452_238238_5042025_n.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Selek , iki kez polis merkezini aradı fakat her seferinde aldığı cevap “gerekli araştırmaları yaptık fakat bir şey bulamadık ..” oldu. “ Bence olayı ciddiye almadılar” diyor Selek. Söylediğine göre , UFO’lar saat 10.15- 10.45 arasında 30 dakika boyunca görülmüşler. “ Gördüğüm her şeyi kaydettim. Uzay araçlarının görüntüleri şu anda kameramda ve onları bilim adamlarına vermeye hazırım.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;7 HAZİRAN 2001 – ADIYAMAN&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;7 Haziranda saat 22.00 da , Adıyaman’ın Dandırmaz köyü yakınlarında devriye gezen bir gurup geçici korucu “ Yerden yükselen , yuvarlak , parıldayan “ bir cisim gördüklerini açıkladılar. Korucular , Hakan Ünal , Fevzi Cebe ile İbrahim ve Yusuf Yılmaz hemen telsizleriyle üslerine haber verdiler. Ayrıca aynı gece bölgede devriye gezen jandarma ekibi de gökyüzünde parlak bir cisim gördüklerini bildirmişti. Gördükleri cismi gece görüş dürbünleriyle izlemişlerdi ve UFO olduğundan şüpheleri yoktu. 3 korucu ve 7 jandarmadan oluşan grup , gördüklerini şöyle anlatıyor : “ Gördüğümüz cisim gökyüzünde ışıklar saçarak ilerleyen büyük bir kül tablasına benziyordu . Neredeyse bir ev büyüklüğündeydi. Üzerindeki pencereye benzer açıklıklardan sarı ve kırmızı ışıklar saçıyordu. Alt kısmı aynı bir çay tabağını andırıyordu. Alt kısmı hızla dönerken üst kısmı hareketsiz , sabit duruyordu. Bir süre sonra Ulubat Dağına doğru uçarak gözden kayboldu.” ,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Adıyaman Valisi , Halil Işık , İçişleri Bakanlığıyla 11 Haziran olayı ile ilgili resmi bir toplantı düzenledi ve 10 görgü tanığıyla şahsen konuştuğunu söyledi. Farklı odalarda çapraz sorgulamalardan geçen 10 kişi, gördükleri şekli çizmeleri istendiğinde hep aynı şekli çizdiler ve benzer ifadeler verdiler. “ İddialar oldukça önemli olduğu için İçişleri Bakanlığını olaydan haberdar ettik” diyor Vali Işık.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="photo_img" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="img" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash2/hs113.ash2/38965_141040559262001_140902715942452_238241_8218283_n.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ve Vali Işık'ın hazırladığı 18 sayfalık resmi raporun birer örneği İçişleri Bakanlığına, TÜBİTAK'a ve &lt;/span&gt;&lt;a class="alinks-linkX" href="http://ufoloji.net/etiket/215/sirius-ufo" jquery1288025294112="99" title="Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Sirius UFO&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt; Uzay Bilimleri Araştırma Merkezine gönderilmiştir.(üstte&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;﻿&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-4774961028511697584?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4774961028511697584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4774961028511697584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/turkiye-ufo-olay.html' title='Türkiye UFO Olayı'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-1156426170950087616</id><published>2010-10-25T09:46:00.001-07:00</published><updated>2010-10-25T09:48:30.193-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uzay ve UFO&apos;lar'/><title type='text'>Mars'a yolculuk!</title><content type='html'>&lt;div class="field-items" style="text-align: center;"&gt;&lt;div class="field-item odd"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" class="imagefield imagefield-field_haberresmi" height="238" src="http://ufoloji.net/sites/default/files/user_uploads/2124/20101018022034_rocket.jpg?1287421742" width="287" /&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İnsanlığın 'Kızıl Gezegen'e gitme hayali sonunda gerçek oluyor...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bilim adamları tarafından son teknoloji kullanılarak geliştirilen nükleer reaktörlü plazma roket saatte 198 bin kilometre hıza çıkacak. Vasimr isimli roket böylece Dünya ile Mars arasındaki 78 milyon kilometrelik mesafeyi 39 günde kat edecek.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İnsanoğlu yıllardır Mars’a gitmenin planlarını yapıyor. Ancak Dünya ile Mars arasındaki mesafe 78 milyon km olduğundan çağımızın uzay araçlarıyla yolculuk yaklaşık 500 gün sürüyor ve dönmek mümkün olmuyor. Yine de umutlarını yitirmeyen bilim adamları bu soruna da bir çözüm geliştirdi. NASA’dan Franklin Chang Diaz’ın 40 yılda geliştirdiği “plazma roket” Mars’a çok daha kısa sürede gitmenin kapısını aralıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Dünyaya dönülebilecek&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Popular Science dergisi, yedi kez uzaya giden Diaz’ın (60) hesaplarına göre Mars yolculuğunın sadece 39 gün süreceğini yazdı. Uzay aracı, Plazma motorlar sayesinde Mars yörüngesine gidebilecek. Sonra da astronotları taşıyan küçük mekikle gezegene inilecek. Yapılacak keşiflerden sonra Mars’tan havalanan mekik ana gövdeye yeniden kenetlenerek dünyaya dönecek.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.veteknoloji.com/resimler/detay2010/nuclear-reactor-plasma-rocket-1.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;PLAZMA ROKET NASIL ÇALIŞIYOR?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Vasimr adı verilen roketin nükleer reaktörlü plazma motoru hidrojen gazını 2 milyon dereceye kadar ısıtıyor ve ayrışan gaz roketi iterek aracı muaazam bir hıza ulaştırıyor. Yapılan testlerde her biri bir otobüsten büyük olan hidrojen tanklarla beslenen plazma motorun uzay aracını 198 bin kilometre hıza çıkartabileceği saptandı. Diaz, “80’inci yaşgünümden önce Mars’a gitme hayalimi gerçekleştirmek istiyorum” dedi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.veteknoloji.com/resimler/detay2010/nuclear-reactor-plasma-rocket.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-1156426170950087616?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/1156426170950087616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/1156426170950087616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/marsa-yolculuk.html' title='Mars&apos;a yolculuk!'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-4394721139342851195</id><published>2010-10-25T08:01:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T08:03:04.828-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şifalı Bitkiler'/><title type='text'>BAL 'ın Faydaları Nelerdir?</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_EgP6JyRgDIQ/TMWcGZgaiaI/AAAAAAAAAAY/2TX-yu9DSPM/s1600/bal3.gif" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" nx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_EgP6JyRgDIQ/TMWcGZgaiaI/AAAAAAAAAAY/2TX-yu9DSPM/s320/bal3.gif" width="246" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bal bakteri barındırmaz. Bütün Canlıların yaşamlarını devam ettirebilmek için bir miktar neme ihtiyacı vardır. Bakteriler Balla temas ettiklerinde nemden yoksun kalır ve yok olurlar ayrıca Balın asidik tepkisi de bakterilerin yaşaması için uygunsuz bir ortam oluşturur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İnsan vücudunu etkileyen birçok mikroorganizma Balda yok olur. Bal içinde bakteri barındırmamakla kalmaz aynı zamanda bir bakteri yok edici olarak kullanılır. Örneğin Antibiotiklere karşı dirençli olduğu bilinen MRSA ( Metisiline Reziztans Staf Aureus) bakterisinin Bala karşı koyamadığı tespit edilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Dr. W.Sackett bal sayesinde tifo mikroplarını 48 Saat içinde yok etmiştir. Dizanteri mikropları 10 saat içinde ölmüştür. (Murray Hayt ,The World of Bees ,Coward Mcnann Inc ,N.Y. s.185 )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Vücutta kemik ve dişlerin teşekkülünde önemli rol oynayan Minerallerin balda bulunuşu kansız kalmış şahıslar, büyüme ve gelişme çağındaki gençler ve her yaşta insanların beslenmelerinde önemli rol oynamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Balda şimdiye kadar oniki değişik Enzim olduğu saptanmıştır. Enzimsiz yaşam mümkün olmazdı Enzimler bütün biyokimyasal süreci organize eder, yönetir, düzene koyar ve hızlandırır hastalıkları iyileştirir. Balın içerdiği Magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler,ayrıca stresin olumsuz etkilerinden korur. Potasyum bağırsak adalelerinin faaliyetini hareketlendirir. Ayrıca sindirim için polenlerde önemlidir. Araştırmalarda alınan sonuca göre çiçek polenleri ince barsak mukozasında dolaşımı hareketlendirir. Dahası Balı yedikten 20 dk. Sonra bağırsak cidarının bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı Maddelerin etkisinden koruyan maddeler barsakta serbest bırakılmasında etkili olur .Balda ayrıca vücudun ancak az miktarda üretebildiği Chocin maddesi vardır. Bu nedenle bu madde vücuda &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/goog_1252930013"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Günde&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt; iki,üç gram verilmelidir. Chocin karaciğerin yağ metabolizmasını ayarlar ve bu organın yağ bağlamasını önler. (http://www.genetikbilimi.com/genbilim/dogalilacbal.html)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Amerikan Dental Araştırmalar Birliğinin İllinois Chicago da düzenlenen ‘Oral Sağlık İçin Yararlı Yiyecekler’ konulu sempozyumda, balın diş çürüğünü önlediği ortaya konmuştur.Yeni Zelenda Waikata Üniversitesi Biyokimya uzmanı Bal Araştırma Ünitesi Başkanı Doç. Dr.Peter Molan diş çürüğünden sorumlu bakterilerden Streptococcus mitis, Streptococcus Sabrinus ve Lactobacillus casii'nin ürettikleri Asit miktarını balın önemli ölçüde azalttığını belirtmiştir. Bu durumun balın dental plaktaki dextran üretimini engellediğinden kaynaklandığı ve Baldaki bir Enzimin Hidrojen Peroksit ürettiği görülmüş bunun balın antibakteriyel etkisini artıracağını böylece dişetinin enflamatuar enfeksiyonlarının tedavisinde balın bu etkisinden faydalanılabileceği bildirilmiştir. Anti enflamatuar kompenentleri sayesinde şişliği ve ağrıyı azaltan özelliği ile balın yaraları iyileştirme konusunda mükemmel +bir sonuç verdiği saptanmıştır. (http://www.dentalgazete.com/)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Rota Virüs, E.Coli, Salmenalla gibi mikroorganizmaların sebep olduğu, ani ishal ve kusmalarla başlayan AKUT GASTROENTERİT’in yılda 0-5 yaş arası 500 milyon çocuğu ölümle tehdit ettiği belirtilmektedir. Son elli yıldır ishalli hastalara serum takılıyor, hasta damar yoluyla tedavi ediliyordu. Bunun pıhtı oluşması ve herhangi bir damarı tıkaması gibi sakıncalarının olduğu belirtilmektedir. Son zamanlarda Oral Rehidratasyon mayil denen şekerli, Tuzlu solüsyonlar ile çok iyi netice elde ettiler. İshalli bir çocuğun aç bırakılması çocuğun ölmesine sebep olabilir.Oral tedavi Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından bütün dünyaya asrın buluşu olarak tavsiye edilmiş olup Brıtish Medical Journal adlı dergide yayınlanan bir makalede de Şeker yerine bal kullanmayı tavsiye etmiştir. (Mustafa ÖZER,Alternatif tıp ve şifa sofrası,İSTANBUL)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Yukarıda birkaç örneği verilen pekçok bilimsel araştırmalar sonucunda Bal gerek içinde barındırdığı vitaminler ve minerallerle gerekse yapısal özellikleri sebebiyle insanlar için tam bir şifa kaynağı olduğu tespit edilmiştir. Yaklaşık balın 500 hastalığa faydalı olduğu belirtilmiştir. İşte Balın faydalarından birkaçı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;İYİ BİR KORUYUCUDUR:&lt;/strong&gt; Antibakteriyel özelliğinden dolayı içinde birçok gıda bozulmadan saklanabilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;MİDEYE KUVVET VERİR:&lt;/strong&gt; Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;KANSIZLIĞI GİDERİR:&lt;/strong&gt; Kan yapıcı özelliğinin yanında hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;DAMARLARI AÇAR:&lt;/strong&gt; Diğer şekerlerin oksine okisjen ile reaksiyona girdiğinde tam yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır. Kalp adelesine faaliyet ve zindelik vermesiyle Kalp Hastalarına faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;ROMATİZMA:&lt;/strong&gt; Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;ALERJİ: &lt;/strong&gt;Alerjik vakıalarda pahalı ve zahmetli tedavilerin yerini alacak bir alternatif tedavidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;AĞRI DİNDİRİCİ:&lt;/strong&gt; Balın bilhassa buharı ağrı ve sızıyı birkaç Dakika içinde dindirmeye başlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;İŞTAH AÇICI:&lt;/strong&gt; İhtiva ettiği A,B,C, ve diğer vitaminler ve Mineraller insana zindelik verir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;DOĞAL DİŞ MACUNU:&lt;/strong&gt; Diğer tatlı ve meyvelerin zıttı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve diş etlerini mikroplardan korur,ağızdaki yaraları tedavi eder.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;KABIZLIK:&lt;/strong&gt; Bilhassa Sıcak bal şerbeti kabızlığı kısa sürede geçirir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;ŞİŞMANLIK:&lt;/strong&gt; Bal içerdiği enzimler sebebiyle şişmanlığı önler. Bilhassa ılık bal şerbetinin zayıflatıcı özelliği vardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;YARA İLTİHAP GİDERİR:&lt;/strong&gt; Bugün modern tıpta Ameliyat yaralarında bal kullanıldığı bilinmektedir. Cavanagh ve BEAZLEY adlı araştırmacılar balın laboratuar şartlarında özellikle boğaz iltihaplarında kendini gösteren Kalbi Tutacoli mikropları ile Candida Albicans isimli mantarlar üzerinde balın etkili olduğunu gözlüyorlar. İnhibin mikropların üremesini de önler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Balgam Söktürür:&lt;/strong&gt; Balgamı keser vücudun pis rutubetini giderir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Göze Faydalıdır:&lt;/strong&gt; Gözün görme gücünü arttırır. Nar Suyu ile karıştırılıp göze sürme gibi çekilirse gözün keskin görmesini sağlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Karın Ağrısı:&lt;/strong&gt; Karın ağrısını geçirir. Bal şerbeti karın ağrılarını çok kısa bir sürede dindirir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;İdrar&lt;/strong&gt;: Söktürür. Mesane yollarını temizler. İltihabını giderir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;KÖPEK ISIRMASI&lt;/strong&gt;’na karşı faydalıdır. Köpek ısırınca bal şerbeti içilir. Ve köpeğin ısırdığı yere bal sürülür.Kuduz ihtimaline karşı tıbbi tedbirler ayrıca alınmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Cildi Güzeleştirir:&lt;/strong&gt; Vücud bal ile oğulursa cilt yumuşar. Bitleri öldürür.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;SAÇLAR&lt;/strong&gt;’ ı besler. Saça sürülürse saçları yumuşatır. Besler,uzatır,parlaklık ve canlılık kazandırır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;NEZLE&lt;/strong&gt;’yi geçirir. Bal Limonla veya sütle içilirse nezle için çok faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;VEREM&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;: Özellikle çiçek balı gül ile karıştırılıp sabah akşam yenirse akciğer yaraları ve vereme çok faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;YANIKLAR&lt;/strong&gt;: Bal zeytinyağı ve gres yağıyla karıştırılıp yanan yerlere sürülürse acı,sızı çekilmez. Yanık kısa sürede iyileşir. Yanık izi kalmaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;VARİS&lt;/strong&gt;’e faydalıdır. Bal vücudda olan olan Varis ve varis yaralarına masaj yapılarak sürülürse çok faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;KARACİĞER&lt;/strong&gt;: Bal karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;SARILIK: Balla salatalık rendelenerek yenirse susuzluğu giderir. Kanı temizler. Sarılığı kısa sürede iyileştirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;TERLEME&lt;/strong&gt;’yi giderir. Bal mumu ile birlikte birkaç Gün sakız gibi çiğnenirse burun tıkanıklığı ve bundan dolayı meydana gelen terlemeyi giderir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;İSHAL&lt;/strong&gt;’i durdurur. Soğuk bal şerbeti ishale çok faydalıdır. Kısa sürede durdurur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;ALACA: Alaca hastası olanlar en az iki-üç Ay sabah aç karnına bir Su bardağı bal şerbeti içerse şifa görür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;KOLESTOL&lt;/strong&gt;’ü düşürür. Yatağını ıslatan çocuklar için gayet faydalıdır. İLAÇLARIN YAN TESİRİ’ni önler. Zararlarını nötüre eder. AKNE için iki çorba kaşığı bal iki çorba kaşığı süt Limon suyundan oluşan karışımın sürülmesi faydalıdır. Büyüme çağındaki çocukların ZEKA GELİŞİMİ’ne azımsanmayacak derecede olumlu etkisi vardır. Ayrıca önemli ölçüde CİNSEL GÜCÜ arttırıcı özelliği vardır&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-4394721139342851195?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4394721139342851195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/4394721139342851195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/bal-n-faydalar-nelerdir.html' title='BAL &apos;ın Faydaları Nelerdir?'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_EgP6JyRgDIQ/TMWcGZgaiaI/AAAAAAAAAAY/2TX-yu9DSPM/s72-c/bal3.gif' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-8097679689194210400</id><published>2010-10-25T07:57:00.001-07:00</published><updated>2010-10-25T07:57:45.908-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şifalı Bitkiler'/><title type='text'>Sarımsağın Faydaları Nelerdir? (SARIMSAK)</title><content type='html'>&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;- Damar sertliği:&lt;/strong&gt; Damarları genişletir,kanı temizler&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Kalp hastalığı:&lt;/strong&gt; Sarımsak iyice ezilip limonla içilir&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Brucella:&lt;/strong&gt; Sarımsak,stafilokokus dureus ve Brucella abortus denen mikropları öldürür. Brucella özellikle keçiden geçer, kaynatılmadan sütten yapılan peynirle geçer. İnsanı halsiz ve dermansız bırakır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Mantar:&lt;/strong&gt; Sarımsak, candida albicans gibi mantarları öldürür. Ezilerek sirkeye karıştırılan sarımsak,mantarlı yerlere sürülürse faydalıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Cüzzam:&lt;/strong&gt; Allicin (C6H10OS2) kuvvetli bir mikrop öldürücüdür. Sarımsak ezilerek sirke karışımı veya sade olarak egzama,uyuz gibi hastalıklara sürülürse şifa verir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Uyuz:&lt;/strong&gt; Allicin (C6H10OS2) kuvvetli bir mikrop öldürücüdür. Sarımsak ezilerek sirke karışımı veya sade olarak egzama,uyuz gibi hastalıklara sürülürse şifa verir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Tansiyon:&lt;/strong&gt; Sarımsak ve soğanın pişirilerek daha faydalı olacağı belirtilmekle beraber birçok aktif maddenin yok olacağı da bir gerçektir. Pişirilerek ve de çiğ yenen sarımsak tansiyonu düşürür&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Menenjit:&lt;/strong&gt; Sarımsak yenmesi menejite iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Virüs önleyici:&lt;/strong&gt; Sarımsak virüslerin çoğalmasını engeller&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Romatizma:&lt;/strong&gt; Sarımsak yemek romatizma ağrılarını geçirir,romatizmanın kökünü kazır. Ayrıca sarımsak % 60 ezilir soğan % 20 ezilir bu karışıma karabiber karıtırılıp limon sıkılıp biraz zeytin yağı ilave edilir. Bu eklem romatizması ve romatizmal şişliği olan bölgeye bağlanır 1-2 gün hiç çıkarılmaz yalnız günde 2 kere kontrol edilir. sarı su kabarcığında toplanan sarı su, temizliğe dikkat edilerek patlatılıp çıkarılır&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Anjin:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilip süt ile içilir. Ayrıca sarımsak ezilip sirke ile gargara yapılır,içilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Boğaz iltihabı:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilip süt ile içilir. Ayrıca sarımsak ezilip sirke ile gargara yapılır,içilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- İdrar söktürücü:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilip bal şerbeti ile içilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Bağırsak parazitleri:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilir,pelin otu ve papatya,civan perçemi karışımından yapılan çaya atılıp aç iken içilir 1-2 saat hiçbir şey yenmez ardından mushil sinameki çayı alınır. İshal olduktan 1 saat sonra yemek yenilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Güneş çarpması:&lt;/strong&gt; Asırlardır sarımsak güneş çarpmasına karşı kullanılır. Gerek yemek olarak gerekse cacıkta yenen sarımsak güneş çarpmasına fayadalıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Balgam söktürücü:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilip balla macun yapılıp yenirse balgam söktürür.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Sarılık:&lt;/strong&gt; Balla yapılan sarımsak macunu kanı temizler,karaciğeri düzene sokar,sarılığı tedavi eder.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Kulak ağrısı:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilip zeytinyağıyla karıştırılır 2-3 gün bekletilen sarımsaklı zeytinyağı süzülüp kulağa damlatılırsa kulak ağrısına,iltihaba şifa verir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Kulak iltihabı:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilip zeytinyağıyla karıştırılır 2-3 gün bekletilen sarımsaklı zeytinyağı süzülüp kulağa damlatılırsa kulak ağrısına,iltihaba şifa verir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Nasır:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilip az zeytinyağı karıştırılıp nasırlı veya siğilli yere bağlanır,2 -3 gün sonra sıcak suda bekletilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Siğil:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilip az zeytinyağı karıştırılıp nasırlı veya siğilli yere bağlanır,2 -3 gün sonra sıcak suda bekletilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- İyileşmeyen yaralar:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilir zeytinyağı ve balla krem yapılıp iyileşmeyen yara ve çıbanlara sürülürse kısa sürede iyileştirir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Göz rahatsızlıkları:&lt;/strong&gt; Sarımsakta A vitamini bulunduğundan gece körlüğüne faydalıdır. Kalp ve gözardı kaslarına giden kılcal damarladaki kan dolaşomını güçlendirdiğinden gözün görme gücünü artırır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Kanser (Lösemi):&lt;/strong&gt; Son zamanlarda yapılan araştırmalarda sarımsak yenen ülkelerde kanser rahatsızlığına daha az rastlandığı gözlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Şeker hastalığı:&lt;/strong&gt; Sarımsağın bileşimindeki cystein,inulin ve benzeri bileşimler nedeniyle sarımsak hem kanı temizler hem şekeri düşürür.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Kabızlık gidericidir:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezlir ılık suyla yada ılık bal şerbetyile içilirse kabızlığı giderir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Vücuda direnç ve kuvvet verir:&lt;/strong&gt; Mısır’da piramitlerin yapımı esnasında kölelere,soğan,sarımdak ve turp yedirildiği rivayet edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Kepek:&lt;/strong&gt; Sarımsak dövülüp zeytinyağında bir hafta bekletilir bu yağla saç dipleri ovulup 2-3 saat beklenir ılık suyla iyi zeytinyağlı sabunla yıkanırsa saçlar kuvvetlenir. Saç derisindeki bakteriler,mikroplar ölür,deriyi besler kepek önlenir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Saçkıran:&lt;/strong&gt; Sarımsak ezilir kına,bal ve zeytinyağıyla melhem yapılıp saçkıranlı yer ovuşturulur,günde 2 kere tekrar edilip tedavi 10 gün sürer.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Sarımsak içeceği:&lt;/strong&gt; Sarımsak güzel soyulup yıkanır sonra ezilip,limon suyuna katıkılp 10 gün serin yerde bekletilir,kekik ilave edilir. Bu suya sirke ve bal ilave edilebilir. Süzülüp kalp damar sertliği,tansiyon kafadaki uğultuyu bertaraf eder,bazı Batılı kitaplarda limon yerine alkol tarifi vardır. bu hem haram hem alkolde şifa yoktur.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Astım:&lt;/strong&gt; Sarımsak yemek akciğer rahatsızlığına iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Verem:&lt;/strong&gt; Sarımsak yemek akciğer rahatsızlığına iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Kolesterol:&lt;/strong&gt; Kalp sektesinin nedeni olan bu maddenin bağırsaklardan atılmasını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Sinirleri teskin eder:&lt;/strong&gt; Sarımsak yemeyi alışkanlık haline getirenler daha az kızar, sinirleri gevşer.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Alerji:&lt;/strong&gt; Sarımsak alerjilere karşı vücudun direncini korur.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Kan pıhtılaşması:&lt;/strong&gt; Sarımsakın ihtiva ettiği yağlar kana karışınca kan sulanır,pıhtılaşması önlenir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- İhtiyarlık:&lt;/strong&gt; Sarımsak yiyen ülkelerde insanlar 120 yaşına kadar yaşamaktadır, geç ihtiyarlamaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Bağışıklık sistemi:&lt;/strong&gt; Sarımsak yemek bağışıklık sistemini güçlendirir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-8097679689194210400?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/8097679689194210400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/8097679689194210400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/sarmsagn-faydalar-nelerdir-sarimsak.html' title='Sarımsağın Faydaları Nelerdir? (SARIMSAK)'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-1811283715768360983</id><published>2010-10-25T07:38:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T07:38:24.975-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><title type='text'>Ölümsüzlük Mümkün Mü?</title><content type='html'>&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Minnesota Üniversitesi'nde çalışan bilim adamları "ölü" bir kalbi yeniden çalıştırdılar. Bilim dünyasını ayağa kaldıran deneyde ölü farenin kalbine yeni doğmuş bir farenin kök hücreleri şırınga edildi. 4 gün sonra kalp kendi kendini yenilemeye başladı. 8'inci gün ölü kalp yeniden atmaya başladı. Araştırmaların başlangıç aşamasında olduklarını belirten bilim adamları, kök hücreler yardımıyla ve vücudun kendi kendini yenileme özelliği üzerine çalışılarak ilerleyen yıllarda iflas etmiş organların yerine her hasta insana özel organ üretilmesinin mümkün olacağını belirttiler. Araştırma ekibinin başkanı Dr. Doris Taylor da, bu deneyin başarısının, bedene uyum sağlayacak organların üretilmesi çalışmaları için umut verici olduğunu kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-1811283715768360983?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/1811283715768360983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/1811283715768360983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/olumsuzluk-mumkun-mu.html' title='Ölümsüzlük Mümkün Mü?'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-7107378186395075609</id><published>2010-10-25T07:33:00.001-07:00</published><updated>2010-10-25T07:36:05.977-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uzay ve UFO&apos;lar'/><title type='text'>Evren</title><content type='html'>&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Evren (Kozmos), tüm varlıkları ve olayları içeren bir sistemdir. Kelimenin kökü dikkate alındığında bu “dirlik ve düzen içinde bir evren” anlamına gelen Yunanca bir sözcüktür. Kozmoloji (evren bilim) açısından ise bu terim bizim gözlemlediğimiz evren olarak düşünülür. Bu nedenle bizden önceki ve sonraki evrenlerin varlığı da söz konusudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde ulaşılabilen en son teknik verilere göre, evrenin fizik yapısı şöyle sıralanabilir:&lt;b&gt;1-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Galaksiler&lt;b&gt;2-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Elektromanyetik radyasyon&lt;b&gt;3-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Nötralveiyonize hidrojen&lt;b&gt;4-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Toz parçacıkları&lt;b&gt;5-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Galaksilerden gelen ışıklar&lt;b&gt;6-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Süpernova ve Galaktik patlamalardan oluşan kozmik ışınlar&lt;b&gt;7-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;Kütlesi olmayan nötronlar&lt;b&gt;8-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana;"&gt;Gravitik dalgalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bizim galaksimizde 400 milyar yıldız (güneş) bulunduğu tahmin edilmektedir. Bizim galaksimiz gibi içinde yıldızları ve gezegenleri barındıran ise milyarlarca galaksi var. Evreni dolduran bütün cisimler üç esas gücün etkisiyle bir arada bulunuyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Nükleer Güç: Atomik çekirdeğin nötron ve protonlarını bağlar.&lt;br /&gt;2-Elektromanyetik Güç: atomları oluşturmak üzere elektronları çekirdeğe bağlar.&lt;br /&gt;3-Gravitik Güç: Uzaydaki cisimleri belirli yörüngelerde tutar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galaksi; gazlar, yıldızlar, tozlar ve gezegenler içeren en büyük madde topluluğudur. Galaksiler ilk başta yoğun birer gaz bulutu olarak ortaya çıkmışlar ve daha sonra bu gazdan, yoğunlaşma yoluyla yıldızlar meydana gelmiştir. Galaksi, bu oluşum sırasında döner ve milyonlarca yıl sonra sarmal bir biçim alır. Bu sarmalda kabaca küre şeklinde bir çekirdek ve çevresinde yassımsı bir disk vardır; yörüngesinde de yoğun yıldız kümeleri döner durur. Çekirdek bölümünde pek az gaz ve toz vardır, büyük bir bölümü daha yaşlı yıldızlardan oluşur. Sarmal kollarda büyük miktarda gaz ve toz ile yeni oluşmuş yıldızlar bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan milyonlarca yıl daha geçtikten sonra sarmal kollar içeren elips şeklinde galaksiler meydana gelir. Bir galaksinin en sonunda alacağı biçim küre biçimidir; daha sonra muhtemelen Kara Delik haline gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim Galaksimiz “Samanyolu Galaksisi”&lt;br /&gt;Bir galaksimiz olduğu düşüncesi 1920’lere kadar akla gelmemişti. Bugün ise galaksimizin yüz milyarlarca benzeri olduğunu biliyoruz. Evrendeki sayısız galaksiden biri olan Samanyolu Galaksisi, en az 400 milyar yıldız topluluğundan oluşur. Bir uçtan diğer uca şimdilik 100,000 ışık yılı boyunca uzandığı tahmin edilmektedir, muhtemelen bu çok daha da fazladır ve 1000 ışık yılından daha fazla genişliktedir. Ayrıca yıldızlar arasında çok büyük miktarlarda gaz ve toz bulutları ve belki de bilinmeyen milyarlarca gezegen ile onların uyduları bulunmaktadır. Bizimkine en yakın olan dış galaksi ise Andromeda Galaksisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşimiz, Samanyolu’nun merkezden 30,000 ışık yılı uzaklığındaki kenarında, galaksinin sarmal bir kolunda yer almaktadır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-7107378186395075609?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/7107378186395075609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/7107378186395075609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/evren.html' title='Evren'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-3389169604187206000</id><published>2010-10-25T07:31:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T07:36:22.115-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uzay ve UFO&apos;lar'/><title type='text'>Modern Çağda Ufo'lar!</title><content type='html'>&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;"Son 7 yıl içinde 3 obje görmüş bulunuyorum. Bunlar ne Venüs , ne atmosferle ilgili optik bir fenomen , ne meteor ne de herhangi bir uçaktır. Uzay gözlemleri üzerine bir uzman sayılırım. Bildiğimiz yeşil ateş toplarından çok farklı olan 8 yeşil ateş-topa benzer obje de gördüm. Dünya dışında da beşeri varlıkların bulunabileceği ihtimalini görmezlikten gelmek bilimsel olmayan bir bilim adamının yapacağı işten başka bir şey değildir." &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif; font-weight: 700;"&gt;Dr. Glyde W. Tombough&lt;br /&gt;Pluto Gezegeni Kaşifi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.siriusufo.org/tr/leftmenu_img/modern1.jpg" style="border-bottom: #c0c0c0 1px solid; border-left: #c0c0c0 1px solid; border-right: #c0c0c0 1px solid; border-top: #c0c0c0 1px solid;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif; font-weight: 700;"&gt;Mexico-City, 06 Ağustos 1997 &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;"UFO gözlemlerinin gerçekliğine inanıyorum. Bizden ileri kültürlerin neler başarabileceklerini hiç kimse bilemez. Bu nesneler zeki varlıklar tarafından kullanılmakta , bana kalırsa ; bizim güneş sistemimizin hatta samanyolunun bile dışından gelmektedirler. Bizzat incelediğim bir olayda , Uçan dairelerle ilişki kurduğunu ileri süren Nürnberg’li bir hanımın yüzde yüz doğru konuştuğu hususunda ikna olduğumu belirtmek isterim.”&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-3389169604187206000?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/3389169604187206000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/3389169604187206000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/modern-cagda-ufolar.html' title='Modern Çağda Ufo&apos;lar!'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-3779544587381768381</id><published>2010-10-25T07:27:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T07:28:56.627-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YemekHane'/><title type='text'>KadınBudu Köfte</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ItD0-cgWaKs/SNJ7DrQh-lI/AAAAAAAABDI/AFpeTsQ8O90/s1600-h/CIMG0008.JPG"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #660000; font-weight: bold; text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;Bir süredir anneme daha yakın daha çok güneş alan, yeni bir ev arıyordum. Ramazan içinde bir ev beğendik ve hemen taşınmaya karar verdik. Ramazanın ikinci haftasından beridir toparlanma, taşınma ve yerleştirme işleriyle uğraştım. Orucumu tutuyorum ama o koşuşturmacadan dolayı ramazan nasıl geçti birşey anlamadım desem yeridir. :/&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #660000; font-weight: bold; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;Çok şükür artık yeni evimdeyim.. Telefonla adsl nakillerinide gerçekleştirdim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: #660000; font-weight: bold; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;Artık rahat rahat ihmal ettiğim bloguma bakabilirim. :))&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ItD0-cgWaKs/SNJ7DrQh-lI/AAAAAAAABDI/AFpeTsQ8O90/s1600/CIMG0008.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5247391818921933394" src="http://4.bp.blogspot.com/_ItD0-cgWaKs/SNJ7DrQh-lI/AAAAAAAABDI/AFpeTsQ8O90/s400/CIMG0008.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;Hemen sıcağı sıcağına geçen akşamki iftar menüsünden kadınbudu köfte tarifi..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Malzemeler :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-weight: bold;"&gt;500 gr. kıyma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;1 küçük çay bardağı pirinç&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1 büyük soğan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3 yumurta&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1/2 su bardağı un&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1 su bardağı sıvıyağ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;k.biber, tuz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;Bir kaşık yağda, ince kıyım soğanı ve kıymanın yarısını kavurup, soğumaya bırakın. Haşlanmış pirinç, kalan çiğ kıyma ve baharatını ekleyip iyice yoğurun. Bu harçtan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp köfteler yapın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: #660000; font-weight: bold; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;(Kadınbudu köftenin kendine has büyükçene, silindirik şeklini verin. ;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;2 yumurtayı çırpın köfteleri önce heryerini una, sonra yumurtaya bulayın ve kızartın. Afiyet olsun..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-3779544587381768381?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/3779544587381768381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/3779544587381768381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/kadnbudu-kofte.html' title='KadınBudu Köfte'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ItD0-cgWaKs/SNJ7DrQh-lI/AAAAAAAABDI/AFpeTsQ8O90/s72-c/CIMG0008.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-1521728168817365625</id><published>2010-10-25T07:21:00.001-07:00</published><updated>2010-10-25T07:29:20.914-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YemekHane'/><title type='text'>Zeytinli Poğaça</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ItD0-cgWaKs/SLAkr6HSpMI/AAAAAAAABBo/PzyJ5BRwvWM/s1600-h/CIMG0202.JPG"&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_ItD0-cgWaKs/SLAkr6HSpMI/AAAAAAAABBo/PzyJ5BRwvWM/s1600/CIMG0202.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237726703384700098" src="http://4.bp.blogspot.com/_ItD0-cgWaKs/SLAkr6HSpMI/AAAAAAAABBo/PzyJ5BRwvWM/s400/CIMG0202.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Malzemeler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1 su bardağı su,&lt;br /&gt;1 su bardağı süt,&lt;br /&gt;2/3 su bardağı zeytinyağı,&lt;br /&gt;2 çay kaşığı tuz,&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı toz şeker,&lt;br /&gt;1 pk. yaş maya,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;aldığı kadar un&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Yapılışı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Mayayı ılık sütle karıştırıp elinizle eziyorsunuz. Sonra diğer malzemeleri ekleyip, yoğurup mayalanmaya bırakıyorsunuz. Yaklaşık 1 saat mayalanıp iki katına yükselince ceviz büyüklüğünde toplar kopararak içine zeytin ezmesinden 1 çay kaşığı koyup fazla oynamadan! açık uçlarını birleştirip kapatıp, düzgün bir şekil veriyorsunuz. Annem hamuru fazla mıncıklarsam "hepçükleme fazla!" diye müdahale eder. :) Hepçüğün manası bu oluyor işte hamuru gereksiz mıncırırsan mayalı hamur olduğu için pişerken kabarmazmış. Ama bende az hepçükleyerek bu içine ezme halinde zeytini taşırmadan koyamıyorum. Koyarsamda yamuk yumuk oluyor ve yinede fazla kabarmıyor. (Mayalı işler hiç bana göre değil.) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Poğaçanın içine biberli zeytin ezmesi kullandık, hafiif acımsı bir tat verdi ama güzeldi. (Acı sevenler denesin.)&lt;br /&gt;Yağlanmış ya da yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip, yumurta sarısı sürüyorsunuz.&lt;br /&gt;Üzerine susam ve çörek otu serpeliyorsunuz. 200 derecede üstü kızarıp, pofuduk görüntüyü elde edince, poğaçaları çıkarıyorsunuz. Afiyet olsun!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-1521728168817365625?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/1521728168817365625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/1521728168817365625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/zeytinli-pogaca.html' title='Zeytinli Poğaça'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_ItD0-cgWaKs/SLAkr6HSpMI/AAAAAAAABBo/PzyJ5BRwvWM/s72-c/CIMG0202.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-146358907982554103</id><published>2010-10-25T07:15:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T07:18:46.102-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YemekHane'/><title type='text'>Patatesli Galeta Unlu Poğaça</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img03.blogcu.com/images/l/e/z/leziz/leziz_kurabiyee_1246390470.jpg" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://img03.blogcu.com/images/l/e/z/leziz/leziz_kurabiyee_1246390470.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;MALZEMELER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;250 gr oda sıcaklığında margarin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;1 çay bardağı yoğurt&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;1 çay bardağı sıvıyağ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;1 yumurta akı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;1 paket kabartma tozu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;1 tatlı kaşığı tuz un&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İÇ MALZEME&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;3 büyük patates&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;tuz,karabiber,pulbiber&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;ÜZERİ İÇİN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;1 yumurta sarısı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;1 su bardağı galeta unu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;YAPILIŞI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;İç malzeme için patatesleri haşlayın.Patatesler soğuyunca çatalla ezin ve tuz ve istenilen diğer baharatları ekleyip karıştırın.Hamur için malzemeleri karıştırıp kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin.Hamurdan yumurta büyüklüğünde parça koparıp,elinizle açın ve içine hazırlanan patatesli karışımdan yerleştirip kapatıp,yuvarlayın.Üzerine çırpılmış yumurta sarısı sürüp,galeta ununa bulayın.18o derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://mertulas.blogspot.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-146358907982554103?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/146358907982554103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/146358907982554103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/evet-ay-nasl-dogurucam-ay-dogurdum.html' title='Patatesli Galeta Unlu Poğaça'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8394555282923452504.post-3950378637809692171</id><published>2010-10-24T13:07:00.000-07:00</published><updated>2010-10-24T13:20:19.450-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teknoloji'/><title type='text'>Atatürk Orman Çiftliği Biyodizel Üretmiş</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_EgP6JyRgDIQ/TMSSWGBuB0I/AAAAAAAAAAU/W8Rg1fmLCK8/s1600/20101012040756_ataturk.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" nx="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_EgP6JyRgDIQ/TMSSWGBuB0I/AAAAAAAAAAU/W8Rg1fmLCK8/s1600/20101012040756_ataturk.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Dünyada her geçen yıl giderek artan biyoyakıtın, Atatürk'ün talimatı ile 76 yıl önce Atatürk Orman Çiftliği'nde üretilerek kullanıldığı ortaya çıktı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Devlet Planlama Teşkilatı uzmanlarından Emrah Hatunoğlu'' nun hazırladığı "Biyoyakıt Teknolojilerinin Tarım Sektörüne Etkileri" tez, "çağın yakıtı" &lt;adklik id="adklik0"&gt;olarak&lt;/adklik&gt; tanınan biyoenerji türevlerinin Türkiye'deki geçmişine ilişkin ilginç bir detayı gün yüzüne çıkardı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Gelişmiş ülkelerde bile geçmişi 20-30 yılı ancak bulan biyoyakıtlarla ilgili, Türkiye'nin 1930'lu yıllarda raporlar hazırlayıp, üretime geçtiği tezde yer alan arşiv &lt;adklik adklikjquery1287950928928="1" id="adklik1" style="border-bottom: #cc0000 1px solid; color: #cc0000; cursor: pointer; font-weight: bold; text-decoration: none;"&gt;belgeleriyle&lt;/adklik&gt; kanıtlandı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6; font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Belgelere göre dünyadaki biyoyakıt teknolojisinin ilk örneği Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na bağlı Atatürk Orman Çiftliği bünyesinde geliştirildi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span style="color: #3d85c6;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;1934'ten itibaren bugünkü adıyla biyodizel üretiminin çiftlikte kullanıldığı kaydedilen tezde, "Atatürk'ün de talimatıyla dönemin milletvekilleri ve ilgili kurumların yetkililerinin 1934 yılında imzaladığı belge, Türkiye'de biyoyakıtlara ilişkin ilk resmi belge olması açısından önemlidir. &lt;adklik id="adklik2"&gt;Belge&lt;/adklik&gt;, çiftlikte 'Bitkisel Yağların Tarım Traktörlerinde Kullanımı' isimli çalışmanın devletçe başlatıldığını gösteriyor. Çalışma ile, çiftlikte tarımsal üretimde faaliyet gösteren traktörlerde bitkisel yağların yakıt olarak kullanımı sağlanmıştır. Böylece, o zamanki adı bitkisel yağ da olsa, biyodizelin araç motorlarında kullanımı gerçekleştirilmiştir" ifadesine yer verildi.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8394555282923452504-3950378637809692171?l=soruisareti.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/3950378637809692171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8394555282923452504/posts/default/3950378637809692171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://soruisareti.blogspot.com/2010/10/ataturk-orman-ciftligi-biyodizel.html' title='Atatürk Orman Çiftliği Biyodizel Üretmiş'/><author><name>Veliusta</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07231308169353651581</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_EgP6JyRgDIQ/TMSSWGBuB0I/AAAAAAAAAAU/W8Rg1fmLCK8/s72-c/20101012040756_ataturk.jpg' height='72' width='72'/></entry></feed>
